Moskova’da bir ilkokul öğretmeni çocuklara sorar:
-”Türkiye’nin para birimi nedir?”
En arkadan bir fırlama parmak kaldırır:
-”Kere, ögretmenim!”
-”Bilemedin, otur. Bilen var mı?”
Afacan oturmaz, cevabının doÄŸruluÄŸunda ısrarlıdır. “Ögretmenim!” der;
“Türkiyenin parasının “kere” olduÄŸuna eminim, daha dün ablam İstanbul’dan döndü..
Annemle birlikte bavulu açmaya baÅŸladılar… Babam da sormaya baÅŸladı..
-Bu kazak için kaç kere verdin?..
-Bu sütyen için kaç kere verdin?..
-Bu ayakkabı için kaç kere verdin?..
-Bu bluz icin kac kere verdin?..”
Â
Kutup ayısıyla oğlu sohbet ediyorlarmış;
ÇOCUK- Baba senin babanda kutup ayısı mıydı?
BABA- Evet oÄŸlum…
ÇOCUK- Peki onun babası?
BABA- Evet o da kutup ayısıydı..
ÇOCUK- Peki onun babasının babası?
BABA- Öyleydi oğlum..
ÇOCUK- Peki annemin babası?
BABA- O da kutup ayısıydı diyor, bir taraftan da hayırdır inşallah bakalım ne olacak diyor..
ÇOCUK- Annemin babasının babası?
BABA- Evet o da kutup ayısıyda ama sen neden soruyorsun bunları oğlum?
ÇOCUK- Üşüyorum baba ya üşüyorumm!!!